İbâdî Mezhebi’nin Usul-ü Fıkıh Kaynakları

91

TEZ TANITIM: “İbâdî Mezhebinin Usul-ü Fıkıh Kaynakları”  İsmail Dönmez

(pdf) belgesi olarak okumak için: İBÂZİYYE MEZHEBİNİN USUL-Ü FIKIH KAYNAKLARI

Summary

Kharijis, the first sect to exist in İslam and İbâdîyya breaking away from Kharidjis have became the first representatives of lots of views dealt with in the history of İslamic sects. İbâdîyya is similar to the Sunni about some points while it is familiar with the Mut’azila about other points in terms of İslamic theology. İbâdîyyas accept the Qur’an, the Sunna, the ldjma and Analogy as a source of Islamic law in terms of method. They also used the things Djumhur used as guide in addition to theese four main guides. Djabir b. Zayd, the first imam of sect, considered the interpretation importantly. They developed their sects by using interpretation method. We see that they have some ideas Djumhur does not have in terms of fiqh.

Key Words: İbâdîyya, Islamic jurisprudence, source of Islamic law, interpretation, fiqh

İbâdî Mezhebinin Usul-Ü Fıkıh Kaynakları

Biçimsel Değerlendirme

Tezin Adı: İbadi Mezhebinin Usul-Ü Fıkıh Kaynakları

Yazarı : M. İsmail Dönmez

Ünv: Fırat Üniversitesi Yıl Yer: Elazığ – 2006 Danışman: İsmail Köksal Sayfa Sayısı 14+ 119 Alan: Fıkıh Anabilim Dalı

Yüz ondokuz sayfadan oluşan yüksek lisans tezidir. Araştırmacı tezini giriş, dört ana bölüm ve sonuçla tamamlamıştır.

İçerik Özeti ve Değerlendirmesi

Yazar önsözde ülkemizde İbâzî fıkhı ile ilgili çalışmaların mevcut olmadığını söylemekte ve bu konuda yeterli kaynağın olmamasından şikayet etmektedir.

Birinci bölüm metodoloji ve İbâzîye’nin oluşumu, fırkaları ve görüşlerine ayrılmıştır. Okuyucunun ilerleyen bölümleri sağlıklı değerlendirmesi açısından verilen ön bilginin önemli olduğunu düşünmekteyiz. İbâzîye hakkında Mu’tedil Havâric olarak bahseden. Müellif, Havâric’in teşekkülünü Sıffin Savaşında gerçekleşen Tahkim olayına bağlamaktadır. Tahkimi kabul etmesi nedeni ile Hz. Ali’den ayrılan topluluğa Haricî denmiştir. Nehrevan Savaşında kılıçtan geçirilen Hariciler, Küfe’de tutunamamışlardır. Basra’da h. 41 yılından h. 64 yılına kadar çok sayıda ayaklanma çıkarmışlardır. Ebu Bilal’in liderliğini yaptığı grup mutedildir. Ebu Bilal’in ölümünden sonra Yezid’e karşı ayaklanan Abdullah b. Zübeyr’e destek vermişlerdir. Ancak daha sonra ondan ayrılan Ehl-i Nehrevan parçalanmıştır. Şiddet yolunu benimseyen Ezrakîler’den ayrılmışlardır. Bu fırkanın imamlığını Abdullah b. İbaz Cabir b. Zeyd ve Ebu Ubeyde yüklenmiştir. İbâzî imamların hayatı hakkında bilgi verirken bağdadi ve Eşari gibi sünni yazarlar yanında Şemmahi, Baba Ammî ve Nami gibi İbâzî bilginlerin eserlerinden de faydalanmıştır. İbâzî fırkaları hem sünni hem de İbâzî kaynaklara göre iki şekilde vermiştir. İbâzîyye’nin itikadi görüşleri başlığı altında İmamet başta olmak üzere diğer İbâzî görüşleri çok özet bir şekilde anlatmıştır. Bu bölümde aşağıdaki konulara yer verilmiştir:

İmamet İman nedir

İman İslam İlişkisi Halku’l-Kur’an Ru’yetullah Mürtekib-i Kebire Kader

Şefaat

Birinci Bölüm İbâzîyye’nin Usuü Fıkıh kaynaklarına ayrılmıştır:

Nureddin es-Sâlimî olmak üzere Vercelani ve Bettâşî gibi

alimlerin şer’î hükümlerin çıkarılmasında yararlandıkları kaynaklar şunlardır. İttifak edilen aslî deliller,

Kitap,

Sünnet,

İcmâ,

Kıyastır.

Tâlî deliller ise

İstihsân,

İstıshâb,

Şer’u men Kablenâ,

İstikra,

Sedd-i Zerâyi’ ve

Delâletü’l-İktirandır.

Bettâşî, Kitap, Sünnet ve İcmâ’nın ittifakla kabul edilen delillerden olduğunu, Kıyas ve diğer tâlî delillerin ihtilaflı olduğunu belirtmektedir. Nureddin es-Sâlimî’ye göre ise Kıyas aslî delillerden biridir. Yazar her kaynakğın şer’i delillerini zikrederker Battaşî ve el-Kindî’den istifade etmiştir. Bu sebeple doğru bilgiler aktarmıştır.

İkinci Bölüm

Bu bölüm Şer’i delillerden çıkarılan hükümlere ayrılmıştır: Yazar, İbâzî bilginlerden istifade ederek konuyu özetlemiştir. Şer’i delillerden çıkarılan hükümleri beş başlık altında toplayarak onlar hakkında bilgi vermiştir. Şöyle ki:

Hüküm

Vacip

Haram – helal

Mübah

Üçüncü bölümde İbâzî fıkhında İstinbat Metotlarını ele almıştır. Bu bölümde şu başlıklara yer verilmiştir.

Lafzın Vazolunduğu Mana İtibariyle

Hâss

Mutlak ve Mukayyed

Emir

Nehy

Âm

Müşterek

Cem’i Münekker

Lafzın Konulduğu Manaya Delâletin Açıklığı ve Kapalılığı İtibariyle.

Muhkem

Müteşâbih

Kullanıldığı Mananın Vazi Mana Olup olmaması Bakımından

Hakikat

Mecaz

Sarîh Kinâye

Hükme Delâlet Edişi İtibariyle

İbâresiyle Delâlet Eden Lafız

İşaretiyle Delâlet Eden Lafız

İktizâsıyla Delâlet Eden Lafız

Delâlesiyle Delâlet Eden Lafız

Nesih

Neshin Şartları

Neshin Bilinme Yolları

Bu bölüm tamamıyla BETTAŞİ, Muhammed b. Şamis, Kitabu Ğâyeti’l-Me’mül Fi İlmi’l-Füru’ ve’l- Usul, (Vizaret’üt-Türas’il Kavmi, C. I-X., 2. Baskı, Umman, 1984.) adlı eserden istifade edilerek kaleme alınmıştır. Konular işlenirken her hangi bir eleştiri ya da başka bir mezhep ile karşılaştırma yapılmamış Battaşi’de yer alan bilgiler olduğu gibi aktarılmıştır. Bu nedenle İbâzî görüşler tarafsız bir şekilde yazılmıştır.

Dördüncü Bölümde, İbâzîyyenin fıkhı görüşleri anlatılmıştır.

İbâdîye fıkhının temelleri Tâbiîn’den olan Câbir b. Zeyd el-Ezdî ve muasırı aynı zamanda öğrencisi olan Ebu Ubeyde Müslim b. Ebi Kerîme’ye dayanır. İbâdî fıkıh ekolünün

kurulmasında en büyük rolü Câbir b. Zeyd oynamıştır. Muhaddis, fakih ve müfessir idi. İbâdiye fıkhının gelişimi Ebu Ubeyde ve ondan sonra da Rabi’ b. Habib zamanında devam etmiştir.1 Câbir b. Zeyd tefsir ilmini hocası olan Abdullah b. Abbâs’tan almıştır. Mücâhid ve Katâde gibi müfessirler tefsirlerinde ondan bir çok malumat nakletmişlerdir. Aynı zamanda Katâde Câbir’in talebesidir. Bunun yanında

dînî ve fıkhî bilgileri başta İbn-i Abbâs olmak üzere, İbn-i Ömer, Abdullah b. Mes’ud, Aişe (r.a) den almıştır. Câbir b. Zeyd’in şer’î hükümleri çıkardığı kaynaklar şunlardır: Kur’ân, Sünnet, Sahâbe görüşleri (âsar) ve Re’y (kendi görüşü). Câbir b. Zeyd bir çok hükümde re’ye başvurmuştur. Sahâbe’den o konuda herhangi bir rivâyet yoksa bu delile başvurmuştur. “ Bizden öncekilerin görüşü bizim görüşümüzden daha üstündür” dediği rivâyet edilmektedir. Sahâbeden bir konu hakkında farklı görüşler bulunursa, daha çok ibn Abbâs’ın görüşünü tercih eder. Câbir b. Zeyd Kur’ân ve Sünnette yer almayan hususlarda re’ye başvururken, halefi olan Ebu Ubeyde şer’î ahkâmın oluşturulmasında re’yin kullanılmasını yasaklamıştır. Kendisine ümmetin alimlerinin imamın hükümlerini değiştirmelerinin mümkün olup olmadığı sorulduğunda, eğer hüküm Kur’ân ve sünnete muârız ise bunun mümkün olacağını ifade etmiştir. Bunun üzerine Ebu Ubeyde’nin talebeleri, Câbir b. Zeyd ve Ebu Ubeyde gibi ilk dönem İbâdî kaynaklarına muhalif hükümler vermişlerdir. Zaman zamanda İbâdiye’nin kaynaklarının dışındaki sahih hadisleri de kullanmışlardır. İlk dönem İbâdîler’in özellikle fıkhî konulardaki hükümlerin oluşturulmasında takip ettikleri yol şu olmuştur. Sırasıyla Kur’ân’a, Sünnet’e, Sahâbe icmâına, eğer sahâbe ihtilaf etmişse en üstün olan görüşe, eğer bunlardan birine istinad etmek mümkün olmuyorsa İbâdiye mezhebinin benimsediği görüşlere başvurmaktır. Burada görüldüğü gibi sahâbe görüşü ve mezhebin ilk görüşleri ihmal edilmemiştir. Ebu Ubeyde’nin son dönemlerinde İbâdiye fıkhı kararlaşmıştır. Sonraki dönemde Ebu Ubeyde’nin talebesi olan Ebu’l-Müerrih ve Abdullah b. Abdulaziz hocalarının aksine kıyasa başvurmaya başlamışlardı.6 Rabi’ b. Habib kıyasa karşı çıkmış ve âsar’a sarılmıştır. İbâdiye mezhebi kollara ayrılmadan önce Ebu Ubeyde’nin öğrencileri arasında bir ihtilaf olsa Rabi’ b. Habib’in görüşlerine uyulurdu. Ancak sonraları Abdullah b. Abdulaziz ve Ebu’l- Müerrih’in görüşleri fıkıhta kendilerini esas alan Nükkâriyye grubu tarafından benimsendi. Hicri ikinci yüzyılın ikinci yarısında kıyas, İbâdiye kaynakları arasında kabul edilmiş bir delil olarak yerini almıştır. Kuzey Afrika İbâdî alimlerinden Ebu’r-Rabi’ Süleyman b. Yahlif, Kur’ân, sünnet ve geçmiş kaynakları bilen kişilerin, nasslarda ve Müslümanların icmâsında bir hüküm bulunmadığı zaman rey ile içtihad edebileceğini belirtmiştir. Bu vasıfları taşımadığı

halde içtihad’da bulunan ise dalâlet içerisindedir. Vercelani Kitman dönemindeki ahkâmın tamamı veya ekseriyetinin istihsân deliline dayandığını belirtir. Fıkhı görüşler aktarılırken yazar Cumhurun görüşleri ile mukayeseler yapmıştır. Sonuçta İbâzî fıkhının cumhurun görüşlerinden çok da farklı olmadığını tespit etmiştir.

Burada, Abdest Mest Oruç Zekat

Nikah miras ve kısas konularına yer vermiştir. Aynı mezhep içerisinde yer alan alimlerin bile kendi aralarında ihtilafa düştüğü dikkate alınırsa İbâzîye ile diğer fırkalar arasındaki farklılıklar normal karşılanacaktır.

  1. Kaynak Değerlendirmesi

Müellif İbâzîyyenin teşekkülünü anlatırken İbâzî kaynaklardan faydalanmıştır. Ancak İbâzîyye ile Havaric arasındaki ayrımı eserine yansıtamamaıştır. Bu bölümde sünni mantığa göre yazılan eserlerin görüşleri yazarı etkilemiştir. İbâzîyye’nin fıkhi görüşlerini ele aldığı bölümde İbâzî kaynaklar ile baş başa kaldığından tarafsız davranmış ve İbâzî görüşleri olduğu gibi aktarmıştır.

Son bölümde İbâzî fıkhından örnekler sunmuştur. Bu bölümde de İbâzîyye’nin kendi kaynaklarına müracaat etmiştir. Görüşlerdeki farklılıkları söylemekle beraber bun farklılıkların çok da önemli olmadığını dile getirmiştir.

İbâzî görüşlerin tespiti noktasında aşağıdaki Arapça kaynaklara müracaat etmiştir. ALİ YAHYA, Muammer, el-İbâdiyye fi Mevkibi’t-Tarih, I-III, Kahire, 1964.

………, el-İbâdiyye Beyne’l-Fıraki’l-İslamiyye, Vizaretü’t-Türas’il-Kavmi, 2. Baskı, Umman, 1992.

……….., Dirase Mürekkeze fi Üsulihim ve Tarihihim, Mektebet Vehbe, 3. Baskı AMRUS B. FETH, Ebu Hafs, Kitabu usuli’d-Deynunet’is-Safiyye, Vizaret’ü Türas’il Kavmi, Umman, 1999.

ÂVEŞT, Bükeyr b. Said, Dirâsât İslâmiyye Fi Usuli’l-İbâdiyye, Daru’t-Tedâmun,

Kahire, 1988.

BARUNİ, Abdullah Nüfusi, El-Ezharu’r-Riyaziyye fi Eimmeti ve Mülüki’lİbâdiyye, Dar Buselame, Tunus, trs.

BETTAŞİ, Muhammed b. Şamis, Kitabu Ğâyeti’l-Me’mül Fi İlmi’l-Füru’ ve’l- Usul, Vizaret’üt-Türas’il Kavmi, C. I-X., 2. Baskı, Umman, 1984.

———, Selasilü’z-Zeheb Fi’l-Usuli-Ve’l-Fürui ve’l-Edep, I-V, Vizaret’üt- Türas’il -Kavmi, Umman, trs.

BİSYANİ, Ali b. Muhammed, Muhtasaru’l-Bisyevi, Vizaret’üt-Türas’il Kavmi Umman, trs.

A.Ü.İ.F.D.C. XLIV., S. 2., Ankara, 2003.

HALİFAT, Avz Muhammed, Neş’etü’l-Hareketi’l-İbâdiyye, b.y.y., 1978.

…………, el-Usulü’t-Tarihiyye li’l-Fırkati’l-İbâdiyye, el-Camiatü’l Ürdüniyye 3. Baskı, Ürdün, 1988.

HALİLİ, Ahmed b.Hamed, El-Fetava, Mektebet Fenni, 3. Baskı, Umman, 2003. ITFİYYİŞ, Muhammed b.Yusuf, Şamilü’l-Asl ve’l-Fer’ Vizaretü’t-Türasi’l-Kavmi, Umman, 1984.

KİNDİ, İbrahim b. Ahmed b. Süleyman, Usulü’l-Fıkıh ve’l-Edilletü’n-Nassıyye, Mektebet Damiri, Umman, 1998.

el-MERĞÎNÂNÎ,         Burhaneddin   Ebu’l-Hasan,   el-Hidaye,       İdaretü’l-Kur’ân          ve’l- Ulûmi’lİslâmiyye,

Pakistan, trs.

MOLLA HÜSREV, Mir’âtü’l-Usûl fî Şerh-i Mirkâti’l-Vusûl, Fazilet Neşriyat, trs. İstanbul.

——————–, Dürerü’l-Hukkâm fî Şerh-i Ğureri’l-Ahkâm, Fazilet Neşriyat, İstanbul, trs.

MUHAMMED B. MUSA BABAAMMİ, Mu’cemu A’lami’l-İbâdiyye, Dar’ul-Garbi’lİslami,

trs.

MUSTAFA B. MUHAMMED, İbn İdris, el-Fikru’l Akdi ınde’l-İbâdiyye, Cem’ıyye’t- Türas, Cezair, 2004.

MÜSLİM, Ebu’l Hüseyin b. Haccâc, el-Camiu’s-Sahih, Çağrı Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 1992.

NAMİ , Halife Amr, Dirâsât ani’l-İbâdiyye, Daru’l-Garbi’l-İslamî, Beyrut 1.Baskı.Trs. NECCAR, Amir, Fi Mezahibi’l-İslamiyyin, Matbaatü’l-Hey’eti’l-Mısriyye, 2005.

………………, el-İbâdiyye ve medâ sılatihe bi’l-Havaric, Dâru’l-Mearif, 1. Baskı, Kahire, 1993.

SALİH BACİYYE, El-İbâdiyye Bil-Cerid, 1. Baskı, Daru’l-Bislame, Tunus. trs. ŞEMMAHİ, Ahmed b. Said b. Abdulvahid, Kitabu’s-Siyer, Vizaretü’t-Türasi’l- Kavmi, Umman, 1987.

VERCELANİ, Ebu Yakub Yusuf b. İbrahim, Kitabu’d-Delil ve’l-Burhan, Mısır 1306, Baruniyye Matbaası, Süleymaniye Kütüphanesi, Hacı Mahmut Efendi

Bölümü, No : 1249.

………….., el-Adlü ve’l-İnsaf fi Marifeti Usuli’l-Fıkhı ve’l-İhtilaf, Vizaretü’t- Türasi’l Kavmi, Umman, 1984.